top of page
Eulogo.jpg
ab_baskanligi_yazisiz.png
ua_logo.png

Projemiz

Afetlerin çocuklar, gençler, öğretmenler ve okullar üzerindeki etkileri çok yönlüdür ve uzun bir süre boyunca devam eder. COVID-19 pandemisi, orman yangınları, seller ve depremler gibi son dönemdeki küresel ve bölgesel olaylar, özellikle dünyanın belirli bölgelerinde ve Türkiye'de eğitim süreçlerini ciddi şekilde aksatmıştır (Tunca vd., 2022). Devam eden iklim ve biyoçeşitlilik krizleri nedeniyle bu tür afetlerin sıklığının ve şiddetinin artması muhtemel görülmektedir (Pörtner vd., 2022). Türkiye Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 10 Şubat 2023'te yürürlüğe koyduğu Deprem Sonrası Psikolojik Destek Eylem Planı'nı uygulamaya devam etmektedir. Depremden etkilenen 10 ilde, psikososyal destek, eğlence ve etkileşimli faaliyetler için ayrılmış 416 çadırda okul öncesi öğretmenleri, psikologlar ve rehber öğretmenler tarafından 1.419.570 kişiye psikososyal destek sağlandığı açıklanmıştır. UNICEF, depremden etkilenen çocuk, genç ve ailelerini desteklemek amacıyla "Birlikte" merkezlerini kurmuştur. 4 Mayıs 2023 itibarıyla, bu illerde 7 mobil birim de dahil olmak üzere toplam 45 çocuk, genç ve aile destek alanı oluşturulmuştur. Bölgede çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da psikososyal destek çalışmaları yürüttüğü gözlemlenmektedir. Peki ya bu bölgeden göç etmek zorunda kalan çocuk ve gençlerin durumu nedir?

Bu depremlerin ardından, deprem bölgesindeki okullara kayıtlı öğrenciler, ikamet adreslerine bakılmaksızın ve herhangi bir koşul aranmaksızın, ülke genelinde eşdeğer türdeki okullara nakil olma hakkı elde etmiştir. MEB tarafından yayınlanan istatistiksel verilere göre, deprem bölgesi dışındaki okullara nakledilen öğrenci sayısı Mart ayında 252.829 olmuştur (MEB, 2023). Deprem, Türkiye'de yaşayan Suriyeli nüfusu da geniş ölçüde etkilemiştir; bunların yaklaşık yarısı, tahminen 1,7 milyon kişi, bu 10 ilde yaşamaktaydı. Afetin ardından kırsal alanlara yönelik önemli bir göç yaşanmıştır. Az katlı yapıların bulunması, binaların seyrek dağılımı, doğal deprem toplanma alanlarının varlığı ve ısınma ile beslenme ihtiyaçlarına nispeten kolay erişim, deprem sonrası dönemde kırsal alanları tercih edilen yerleşim bölgeleri haline getirmiştir (Pala, 2023). Ancak kırsal alanlara taşınan çocuk ve gençlerin aileleri, korkularını, acılarını ve yaslarını geride bırakamamıştır. Deprem sonrası nüfusun artmasıyla birlikte, kırsal alanlardaki okulların, öğretmenlerin, çocukların, gençlerin ve ailelerin psikososyal destek ihtiyaçlarına nasıl yanıt verileceği sorusu büyük önem kazanmaktadır.

bottom of page